20 Temmuz 2012 Cuma

Pantalon

"sıkışmış" bir şekilde wc ye; "pisuvara" koştuğum günler olmuştur...fakat fermuar da sıkıştı mı insan çileden çıkıyor! düğmeli pantalonlar da problem yaşanıyor...3-4 düğmenin birini iliklemeyi unutabilirsin ya da  kendi kendine açılabilir! o yüzden millet eşoftman giyiyor galiba!Ütü derdi de yok!..ütü deyince; ütü yapmak bir "sanat"tır...1900 lerde icat edilen bu cihaz kömürle  falan çalışıyordu...günümüzde ise elektirik tasarrufu için ben şöyle yapıyorum: yatağın şiltesini kaldırıp bir güzel sırt üstü seriyor sonra şilteyi tekrar eski haline getirip yatağa bir güzel yatıyorum...yaklaşık on dakika sonra pantalon "jilet" gibi...
Özellikle erkek cinsiyetinin sarmalanmasında önemli bir yeri olan pantalonu, kadın-erkek hepimizin günlük yaşamında  vazgeçilmez bir unsur olarak üzerimizde; daha doğrusu "altımızda" taşıyoruz. Pantolon ismi bir 3.yy. sonunda yaşamış Hıristiyan Azizi olan Pantaleone'den gelmekte(pan:tamamıyla, leon:aslan).

1550 lerde "pantalon" isminin yaygınlaşmasını sağlayan diğer bir husus ise gezgin komedi tiyatrosu "Commedia dell`Arte", de canlandırılan ihtiyar,hırçın ve cimri karakterdir...bu basmakalıp karakter,kendine özgü kıyafeti ile "Pantalone"dir...Ama daha öncesine gidersek Taş devri kaya resimleri, pantolonun "10 bin yıl önce bilindiğini gösteriyor. Pantolon ismini almadan tarih öncesi zamanlarda Asyalı toplumlar arasında epey yay­gınmış... Toplumsal ilişkiler sonucunda Yunanlılar ve Romalılar , pantolon giyen Germenler, Galyalılar ve Keltler'den etkilenerek pantolonu benimsemeye başladılar...Ortaçağ’da Avrupalı erkekler, aşırı mini eteklerle birlikte bacakları sıkıca saran dar ve konçlu rengarenk çoraplar giyerken  Hindistan’da ise erkekler pantolonla dolaşıyorlarmış...Rönesansın başlangıcında bu uzun konçlar zaman içinde şekil değiştirerek çoraplı pantalona dönüşmüş...fakat bu çoraplı pantolonda bir sorun söz konusuydu; erkek cinsel organına yer yoktu!..bu rahatsız durum pantalonun ön tarafına bir tür kılıf eklenerek("braguette":edep yeri kapağı) çözüldü...hatta "orası" da farklı aksesuvarlarla süslendi! Dar pantalon ile rahat edemeyenler sonunda çareyi pantalon bacaklarını ikiye kesip genişletmekte buldu(bir nevi yırtmaç) buradan ise dönemin zengin ve gösterişli ipek kumaşları dışarıya doğru çıkarıldı(15.yy.)Özellikle İspanya'da bu " şalvar" modası yayıldı ve "edep yeri kapağı" ortadan kalktı...16.yy.de bu kez "trampet" benzeri kısa pantalon  moda oldu...17.yy.da artık Avrupalı erkekler, dizlere kadar uzayan dar kısa panto­lonlar giymeye başladılar. 1660 yılında Pariste Hollanda elçisinin başlattığı etek-pantalon modası önce saraya ve tüm avrupaya "Rheingraf” pantolonları olarak, uzun kı­vırcık peruklar ve kurdeleyle süslü yüksek ökçeli ayakkabılar ile bilikte yayıldı... Normal vatandaş­lar ise geniş ve kısa pantolonlarını giymeye devam ettiler...Soyluların giydiği bu pantalonlar zamanla yerini "Culotte"( "popo örtüsü"-"dize kadar inen kısa pantolon")aldı. Sansculotte adı verilen  "baldırı çıplak" halk ise Fransız ihtilalini gerçekleştirdi...

"Culotte"  pantolonları, kı­sa sürede daralarak vücuda yapışan çoraplı pantolonlara dönüştü...Pantolon 18. yüzyılda, o zamana kadar giyilen, diz boyuna uzanan giysilerin stilize edilmiş bir biçimi olarak Amerika kıyılarına ulaştı ve günümüzün düz ve sade erkek bacak giysisi-pantalonu şekillendi...
1850′lerde  Kaliforniya eyaletine akın eden maceraperest altın arayıcılarıyla bölgeye gelen Bavyeralı 24 yaşındaki Levi Strauss'un tüccarlıktan elinde kalan  bir top çadır bezi(kanvas)onu  altın arayıcılarının ihtiyaç duyduğu sert dayanıklı pantolonları(Jean)üretmesini sağladı... bir ara açık renk ve eski görünümlü kot için denizde ıslattığımız kotları kayalara vuruyorduk!..şimdi her tarafı jiletli, yırtık pırtık kotlar moda...  

Kadın hakları savunucuları­nın ve kadın sanatçıların gösteri unsuru olarak kullandıkları pantolon, artık  kadınlar için de günlük hayatın bir parçası durumuna geldi...
Herkesin tarzına uygun bir pantalon vardır...bizde kumaş pantalon kot kadar tercih ediliyor...orta yaşın tercihi kadife pantalon da gitgide azalıyor...


Yandan cepli pantalonlar rahat ve kullanışlı, kot ve deri pantalonlar ise her zaman pişik yapıyor...kovboyların(sığır çobanlarının)ata binmekten mi yoksa pişikten mi?!bacakları ayrık ayrık yürürler; özellikle John Wayne'nin yürüyüşüne dikkat edin!
o yüzden yazın keten ve ince kumaşlardan pantalonlar daha sağlıklı...şu streç pantalonları nasıl giyer bayanlar anlamıyorum!..ama  vücudu uygun olanlara tabi ki yakışıyor! Bahçevan pantalonlar ve iş tulumları çalışma hayatındakilerin dışında hamile bayanların da tercihi...leopar desenlisi, deri, dar paçalısı, İspanyol paçalısı, pililisi, düz renklisi, ekose...çeşit çeşit pantalon...

O gün beğenir alırsınız bir kaç gün sonra  kilo aldığınızdan mı yoksa pantalon kumaşının çekmesinden mi bilinmez; içine sığmazsınız...burada mahalle terzisi devreye giriyor! pantalonun dikişleri bel kısmından açılıyor...
"paça" da mutlak sorun...boydan kısaltmak gerekiyor hep! "Düşük bel" olayından sonra pantalon bulmakta zorlanırken,ilerleyen yaş ve göbekle de kemer yerine pantalon askısı devreye girecek galiba!




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder