9 Temmuz 2012 Pazartesi

kağıt

İlk kağıdın, M.S. 1. yüzyılda Çin'de; keçeleştirilen ince bitki liflerinin birtakım işlemlerden geçmesi sonucunda üretildiği sanılmaktadır...ondan çok önceleri Mısır' da M.Ö. 4000 yıllarında  papirüs denilen bitkiden bu günkünden çok farklı olsa da  bir çeşit kâğıt üretilmekdeydi...Yunanlılar da benzer şekilde hayvan derisini kullanmışlardır...Günümüzde başta gelen sanayi ürünlerinden biri olarak kağıdın,  insanoğlunun düşüncelerinin, bilgilerinin kaydedilerek aktarılmasında ve yayılmasında olduğu kadar kültürlerin gelişmesinde de önemli rolü vardır. Kağıt her türlü basın, yayın faaliyetlerinin yanı sıra para basımında, ambalaj işlerinde, mutfakta ve daha pek çok yerde günlük hayatın vazgeçilmezlerindendir...


Para her ne kadar cüzdanımıza "kağıt" olarak giremese de rakamsal varlığını kağıt üzerinde görüyor,  banka  dekontu, fatura, kasa fişi olarak da elden gidişine seyirci kalıyoruz ...banka- kredi  kartları ile yaşarken günden güne nakit kullanımı azalıyor...



Kağıt çocukluğumdan beri en çok kullandığım malzemeydi belkide!...harf harf yazı yazmayı öğrendim, resimler yapıp boyadım üzerlerini, kağıttan şapka, kağıttan gemiler, şeytan uçurtmaları...kağıt uçak filolarımda uçakların modelleri değişti günden güne..büyüdükçe para girdi hayatıma...o zamanlar kağıt olarak değil ama bir kaç bozukluk yeterdi bana... gazete kağıtlarından kese kağıdı yapıp pazarda sattım... sigara paketlerinin yaldızlı kağıtlarını topladım kiloyla sattım...işte o zaman ilk kağıt paramı kazandım...bayramlarda verilen kağıt ve "gıcır" paraları saymıyorum...




defter, kitaplarımızı lacivert ve kırmızı "kap kağıtları"yla kapladık, kalan kağıtlardan çıtalı uçurtma yapılırdı o zamanlar, püsküllü, saçaklı, upuzun kuyruklu...krepon kağıdına "gramafon kağıdı" derdik...bir sürü süsler, kedi merdiveni ve fenerler yapardık...gazeteleri , kitapları okurken sayfaları çevirdik yaprak yaprak yıllarla...orta okulda Galata köprüsü üzerinde balmumu satan işportacının resimleri transfer edişini  sihirbazlık gösterisi gibi izler  sarı ya da kırmızı renkte kare balmumlarını heyecanla alır eve gelir renkli gazete fotoğraflarını başka bir kağıda ben de  transfer ederdim, babamın işten getirdiği karbon kağıtlarını yine gazetelerdeki resimlerin üzerinden geçerek kullanmaya başladım...


annem, halam o zamanlar moda dergilerinin içinden çıkan"patron" dedikleri iç içe geçmiş çizgi karmaşası içinden modeli bulur ve "milaj kağıdı" kullanarak kopyalar, elbise modelleri çıkarırlardı..."kopiş" kağıdı derdik, üzerlerine sevdiğimiz resimleri kopyalamak için birazını çalardık...defterlerimiz tertemiz, inci tanesi gibi yazılar, kenar süsleri, çıkartmalar ile doluydu...sonra kap kağıdı yerine defter, kitapların üstü sevdiğimiz şarkıcı ve film yıldızlarının kesip yapıştırdığımız fotoğraflarıyla doldu...duvarlarımızda yerli, yabancı dergilerin verdiği posterlerle... elimi çok kağıt kesmiştir...başka bir şeye benzemez kağıt kesiği; aşk yarası gibidir...görünmez ama acıtır!... daha çok birinci hamur kağıtlar keser...ondan önce çoğunlukla sarı renkli saman," teksir kağıdı"kullanırdık...daha ucuz ve yaygındı...ortaokuldan üniversiteye  teksir kağıdına bastırılan ispirto kokulu soruları çözmeye çalıştık başımız döne döne...
boş bir sayfa kağıtla düşüncelerim ve kalemim sevişti büyüdükçe, ilham gelmediği zaman düşüncesizce harcadım o sayfaları, odamdaki çöp kovası buruşturulmuş kağıtlarla doldu...basket atmaya başladım kağıt toplarından kovalara...mektuplar geldi gitti yıllarca çizgili, çizgisiz renkli kokulu kağıtlara...sonra bitti... mektuplar bitti...teknoloji ruhumuzu ele geçirmeye başladı kağıt üzerine değildi artık  e-postalar, kısa mesajlar...hayatın sayfalarından bir yaprak, bir yaprak derken çevirdikçe...ofislerdeki kağıt öğütücülerin yaptığı gibi öğütüldük...düşüncelerimiz kağıtlara daha az yansımaya başladı...artık zaman yoktu bir çok şeye...çalış çabala! faturalar, dekontlar,sayısal loto kuponları, milli piyangolar...yolda ayaküstü okunan kıvrılmış gazeteler, başlanıp ta bitirilemeyen kitaplar...evde nüfus artışı tuvalet kağıdı, rulo havlu tüketimi artışı, bütçe planlamalar, ayağa uymayan yorganlar...faturalar, klasörler, delik zımba, tel zımbalar...E-5 karayolu gibi hayatımızın bir parçası haline gelen 210 × 297cm A-4 kağıtlar...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder