6 Şubat 2012 Pazartesi

farklı bahçelerde farklı çiçekler açar!

Her çiçek
bir avuç içinde doğdu,
her taç yaprağı
başlangıçta
bir hareket, bir tavır
bir temastı.
Yanağıma koy bahçeni,
beş parmaklı bahçeni, yanağıma koy
bir başka şehirde...


John Berger, "çağımızda yalnız kendi hayatlarımızı değil, çağımızın özlemlerini de yaşamaktayız" diyor  " ve yüzlerimiz, kalbim, fotoğraflar kadar kısa ömürlü" adlı kitabında.
Hepimizin bir "saklı" ya da"gizli" bahçesi vardır. Şarkıdaki gibi "...orda bir bahçe vardır uzakta, gitmesek de, görmesek de, o bahçe bizim bahçemizdir!
Farklı bahçelerde farklı çiçekler açar....geçmişin bahçelerinde en parlak renkliler, capcanlı, taptaze açarlar...ve hep öylece kalır; fotoğraflardaki gibi...ne zaman fotoğraflar sararır işte o zaman o çiçeklerle anılar da sararmaya başlar! Bazılarının hafızaları farklı çalışır, kimilerinde hatıralar daha kalıcıdır ...bu gün bir saat öncesini, hatırlamaz  ne yediğini  mesela...ama 50-60 yıl öncesi bir olayı tüm detaylarıyla yeniden yaşayarak anlatır!
Çocukluğumuzdaki o bahçeler, çiçekler, ağaçlar ve meyveler bizden alınır yerine koca koca siteler dikilir...bostanlar yerine bilmemne ne konakları, otopark, alışveriş merkezleri falan.....o sitelerde yaşamak zorunda kalırız müstakil bir bahçemiz olmadan...kenarda köşede bir parkta iki yeşillik ile idare ederiz, vazodaki kesme çiçeklerle.... pencere önünde saksılarda domates yetiştririz...




Fotoğraflar: Cüneyt Gök-Karamürsel-Mudanya-2007

Emekli olunca uğraşacağımız bir toprak parçası, bir bahçe düşleriz...bazılarında bahçe de vardır belki ama o bahçeye bakacak zaman, özveri, bilgi, istek...vs, vb. yoktur...zevkini çıkaramazlar...paralı bahçevanlar çalıştırır....adam bir gül bile budamaz...yiyeyim ben böyle işin keyfini! bazı insanlar İnternet'te- sanal bahçelerde, çiftliklerde- eker biçer...
Ölünce de cennet bahçelerine laik görülmeyi  hayal ederiz...böyle bir döngü içinde bahçesi olup kıymetini bilenlere helal olsun!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder