25 Kasım 2012 Pazar

2-"Dilini yutmuş adam" ve "öpücük"!

Küçük dilini yutmuştu adam...büyük dilini de...öyle suspus işte! Söyleyecek bir sözü yoktu sandım önce...sonra belki de korkudan yutmuştur; korku geçer ise konuşur sandım...yok! Öyle suspus işte! kendi içinden konuşuyordur dedim umarım; dile gerek yok hem de!..telepatiyle anlaşırız dedim...sordum telepatik yolla, gönderdim düşüncelerimi...cevap yok...adam suspus kendi içinde de!..düşüncelerinde de...yüzü yok! Ağzı ve dudakları da...ses yok, söz yok, kelime olmayınca cümle de...zaten adam da yok...sadece her günkü koşuşturmalar ve  gürültüler her yerde!




Kadın dudaklarını kıpırdattı...sonra mırıldanmaya başladı şarkıyı...şarkıyı daha önce duymamıştım...şimdi de duyamıyordum...şarkı yoktu...mırıldanma da! Güzel bir kadındı...dudakları da güzel ama hiç bir ses yoktu arasında! Güzel; olsun varsın...dırdır da olmaz!...ama dedim güzel sözler de olmaz ki o zaman!..kadın güzeldi ama sessiz! Dudaklar güzeldi ona yakışan; ama sessiz! Sonra bir öpücük gönderdi...sessiz ama tehditkar! Havada yakaladım öpücüğü ama kadınsız! Dudak yoktu aslında...tabi dudakların sahibi kadın da! Dudaklar yoktu ama öpücük vardı...hem de her zamanki gibi tehditkar!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder