4 Haziran 2013 Salı

Cennet-Cehennem-2-

16 MAYIS 2013 tarihinde Cennet-Cehennem'i yazmıştım...
açılır kapıları içeri doğru
senden
benden
ötelere...
kırılır vaftiz edilmiş
görüntüleri
hüznün
bilgelik sularında...
derinlik arttıkça
vurgun
süngercilerin
kimliksiz damarlarında
kefenler mavi de olsa
huzur yok artık
dönüşün olmadığı kadar
iki kıta arasında
sevgi yok artık
sararmış otlar ve karıncalar
dönüp duruyor etrafımda
kendi kuyruğunu yakalamaya
şeytan...
yok artık bir rüzgar
alıp götürecek
beni senden
seni benden
ne bir adım ileri
ne de geri
hem zaten içeri doğru açılır
demiştim ya
kapılar
buyur eder gibi kaderi...

O gün umudumun kırıntılarını serpiyordum yürüdükçe dönüşte belki yolu bulmama yardım eder diye yine de; ilerledikçe sonra bir korku sardı içimi ya kırıntıları yiğip bitirirlerse diye "kara kuşlar kargalar"...korkular yersizmiş şimdi o kırıntılar yerini fırından yeni çıkmış  kocaman somun ekmeklere  bıraktı...sıcacık ve taptaze...artık bu su durmaz ; boşuna önüne set, çekip baraj kurma!..Öğlesine bir duygu ki tarif edemiyorum...tüylerim diken diken...çevremdeki herkes, arkadaşlarım, öğrencilerim, sokaktaki vatandaş, kadınlarımız, çocuklarımız, eski tüfekler...herkes bu duyguların içinde ve "halkın gücünü" farkettikçe kendini değerli hissediyor; Pek Sayın Başbakanımız'ın çapulcu diyerek değersizleştirmeye çalıştığı kim varsa...
Tencere  tavanın hep aynı havayı çalmadığını  çoktan anlasa da tırmandırmaya devam ediyor çatal dilinden çıkan kontrolsuz cümlelerle...sandığın 10 ay sonraki içi belli! Bir yanda hücreleri öldürürken 21 milyon dolarlık biber gazları , kurşunlar, ölü canlar, isimsiz kahramanlar, yaralılar..."sahra hastahaneleri"...diğer yanda  "O" hala siyasal narsizmin içinde...anlamak mümkün değil bu "halkın hizmetkarı"nı...Yıllarca uyutulmak istenen gençliğimin içi doldu hem coşku, hem öfke... yaratıcı, espirili, paylaşımcı ve mücadeleci bir ruh... Tomalara karşı Poma...Cennet ve cehennem birlikte..."Büyük resmi" görebiliyorum artık...çünkü yetinmiyoruz, olması gerekeni istiyoruz...haklarımızı; insanların hak ettiği ve laik oduğu güzel şeyleri ve geleceği istiyoruz...şu an önce soğan  doğranıyor ve kavruluyor gözler yaşara yaşara... sonra ana yemeğe harç olacak...Ziyafete herkes davetli sevgi ve kardeşlikle!
Evde tutamadığı Türkiye'nin %50 si kendi geleceğini yazacak ve hiç bir şey artık eskisi gibi olmayacak!..
açılır kapıları cehennemden cennete
durmaktır  ayakta dimdik
bir ağaç gibi gövdeli
budur anahtarı özgürlüğün
susmadan, bıkmadan haykırmak
gerçekleri...
kader değil artık
özgürlük konuşacak
dökülecek
bilgelik ağacının dallarından
"güzel " düşüncelerle dolu kitaplar
yarınlarda  mutlu olmak var!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder